hediye patlayan kutu

buca escort alsancak escort buca escort bornova escort izmir rus escort izmir escort antalya escort denizli escort escort antalya escort izmir izmir escort bayanlar antalya rus escort antalya escort bayanlar

manisa temizlik samsun rent a car
Korkudan daha ötesi “Siccin 5”
CEREN PARÇAL

Korkudan daha ötesi “Siccin 5”

Türk korku sinemasının belirli kalıpların dışına çıkarak kendini tamamlaması epey zaman aldı. Korku filmi üretmek göründüğü kadar kolay değil. Korkutmak isterken güldürüye kaçan bir film de inşa edilebilir.

Kırılma 2000’li yıllarda yaşanmaya başladı. Türk korku sinemasının yapı taşlarındaki değişim filmler izlenildiğinde kendini hissettirmektedir. Ticari kaygılar ile üretildiği belirtilen korku filmlerinde alt metinlerde farklı okumalar yapmak da mümkün. Kendi ülkemizin mitleri ve ritüelleri ile oluşturulan korku filmleri bizlerden izler taşımakta. İslami motifler, büyü, hoca, cami kullanılan metaforlardan bazıları…

Türk korku sineması denildiğinde akla gelen isimlerden biri olan Alper Mestçi’nin Siccin serisi ilk olarak “Siccin” adıyla 2014 yılında çekilmiştir. 17 Ağustos’da izleyici ile buluşan “Siccin 5” gişe sayısı ile vizyondaki filmleri geride bırakmış durumda. 17 hafta sonra gişede üst sıralara çıkan ilk yerli film “Siccin 5” oldu.
 
Geniş açılı planlar, öykünün farklı detaylarla süslenmesi, kullanılan masklar başarılı. Sesin karakterler aracılığıyla farklı formatlarla işlenmesi, aniden gelen sesler filmin korkutucu olmasını kolaylaştırıyor. 

Makyajın kullanımı da filmin korku hissini uyandırmasını sağlamakta. Karakterlere uygulanan yaralı makyaj oldukça ürkütücü... 

Filmin önermesini de “büyü haramdır ve en büyük günahtır” oluşturuyor.

Alper Mestçi filmlerinin ortak özelliğini İslami ögeler çerçevesinde işlenmesi aile içinde yapılan büyüler ve en sonunda iyi olanın kazanması şeklinde yorumlayabiliriz.
 
Siccin 5 Nevşehir’de yaşayan bir ailenin kız çocuğu ve erkek çocuğu arasındaki tercihini konu ediniyor. İlk başta kanserli topraklar olduğu için herkesin o bölgeden uzaklaştığı anlatılsa da olayın farklı okumaları ortaya çıkmakta.

Ana karakter olan Azra Nevşehir’de hediyelik eşya satan bir yerde çalışıyor. Azra’nın babası ölmüş ve abisinden yıllardır haber alınamıyor. Azra’nın hasta yeğeni Hale ise farklı varlıklar tarafından yönetilmekte. Aile de herkes problemli. Azra’nın sevgilisi Selim, Azra’ya evlilik teklifi ettikten sonra her şey kötü anlamda değişime uğruyor. Rüyalar görmeye başlayan herkes ne yapacağını bilemiyor. Azra ise sürekli dua eden Allah’tan yardım bekleyen biri olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim ailedeki herkesin başına kötülükler geldiğinde bir tek Azra normal yaşantısına devam edebilecek.
 
Aile temasının işlenmesinde dikkat çeken bir taraf da Azra ve abisinin ruhlarının değiştirilmesi ve kötü güçlere teslim edilmesi var. Azra’nın babası köyde sürekli büyü yapan insanların hayatlarını değiştiren bir figür. Kendi oğlu kanser olduğunda oğlunu kurtarmak için kızını öteki alemdekilere vermek için büyü yaparken işler ters gidiyor. Azra bir şekilde kurtuluyor. Kadının bir erkek ile karşılaştırıldığında daha değersiz olduğunun çıkarımı da yapılabilir.

Dikkatli izleyiciler fark edecektir ki Siccin 4'e karakterler aracılığıyla gönderme yapılmıştır.
 
İzlediğinizde korku dolu dakikalar yaşayabilirsiniz. Sadece film bittikten sonra aklıma takılan bir soru oluyor. Alper Mestçi filmleri farklı temalar ile işlendiği için senaryo dili iyi fakat film sonunun yeterince bağlanamadan bitirilmesinin nedeni ne olabilir?

Belki Siccin 6 çekileceği için bir işaret verilmek isteniyor. Ya da kendi film dilini oluştururken farklı bir son mu yaratmak istiyor?

Türk korku sineması denildiğinde akla gelen diğer bir isim ise Hasan Karacadağ. İster istemez bir karşılaştırma durumunda kalabiliyoruz. Hasan Karacadağ filmleri benzer senaryolarla işlenmekte. Efektler ve oyunculuk anlamında farklı yöntemler deneyen bir yönetmen.

Son sahneleri bağlama konusunda Alper Mestçi’den daha yetenekli olduğu aşikar. Her iki yönetmenin Türk korku sinemasını yüksek çıtalara taşıdığını da söylemek gerekiyor.
 
Alper Mestçi, Türk korku sinemasında film çeken yönetmenlere göre film gramerini daha iyi kullanıyor. Filmi izlediğim salondaki genç arkadaşlara baktığımda irkildiklerini de gördüm.

Film bu anlamda da korkutma özelliğini seyirciye geçirebilmiş gibi duruyor.

Bakalım sizler izlediğinizde neler hissedeceksiniz.

İyi seyirler...

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ekrem İmamoğlu oy kullandığı sandıkta birinci çıktı
Ekrem İmamoğlu oy kullandığı sandıkta birinci çıktı
Araklı'daki sel felaketinde ölen sayısı 8'e yükseldi
Araklı'daki sel felaketinde ölen sayısı 8'e yükseldi