hediye patlayan kutu

buca escort alsancak escort buca escort bornova escort izmir rus escort izmir escort antalya escort denizli escort escort antalya escort izmir izmir escort bayanlar antalya rus escort antalya escort bayanlar

manisa temizlik samsun rent a car
İSLAM MI? EVRİM Mİ? (2)
HAMZA AKSU

İSLAM MI? EVRİM Mİ? (2)

Karmaşası akıl bulandıran bu tartışmaların ayrıntılarına boğulmadan konunun temel kavramlarının üzerine düşünelim.  Evrim kelimesinin bir isim anlamı bir de terminolojik anlamı vardır. İsim anlamı olan evrim “Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci” (TDK)

Evrim en basit tanımı ile bir şeyin mevcut durumu ile ilk hali arasındaki gelişme sürecin adı. Yani eğer bu evren ve üzerindeki her şey sonsuzdan beri aynı şekilde var değilse, bir başlangıç noktası varsa, bu başlangıç noktasından ile bugünkü haline bir anda oluşarak gelmediyse, bu değişim sürecinin kısaca adı evrimdir.

Bilimsel olarak artık evrenin ve bu dünya ve üzerindeki her şeyin Aristo`nun düşündüğü gibi sabit olmadığını, zaman içerisinde bu hali aldığını biliyor ve kabul ediyoruz.  Bilimsel olarak evrenin sıfır noktası big-bang ile bugünkü mevcut halimiz arasında geçen yaklaşık 13.7 milyar yıl, bu süreç içerisinde oluşan yıldızlar, dünya, hatta dünya üzerindeki her şeyin oluşma sürecinin adı evrim. Bu evrim kelimesinin isim hali yani sözlük anlamı olan “niteliksel ve niceliksel gelişme süreci”. Bilimin aradığı cevap ise bu evrimin nasıl olduğu, hangi kurallara tabi olduğu.. Evrenin evrimi, dünyamızın evrimi, canlıların evrimi.

İslami anlayışa göre de, evren, dünya, canlılar ve biz yoktuk, Allah bizi yarattı(!) ve bu güne ulaştık. Sıfır noktasından bugüne gelme evriminin nasıl sorusuna “Yaratılış” kavramı ile cevap veriyoruz.

Yaratmak, ama nasıl?

Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir. (A'râf Suresi, 54. Ayet)

İslamda Allahın evreni nasıl yarattığını öğrenmek için yegane kaynak Allah'ın sözleri olan Kuranın kendisidir. Ancak kuran her konuda her şeyin tüm ayrıntıları ile anlatıldığı bir kitap değil, bir anlayışın ve dini inanışın temellerini oluşturan bilgilerin anlatıldığı bir kitaptır. Buradaki her konuya kısmen değinilmiş ayetleri doğru anlamak için Allah'ın bize ulaştırdığı genel prensipleri doğru anlamamız gerekmektedir. Öncelikle Allah hikmet sahibidir. Yaptığı hiçbir şey boşuna - anlamsız değildir. Evrendeki her şey Allah tarafından yaratılmış ve Allah bizden evrene bakarak dersler çıkarmamızı emretmiştir. Ayetleri okurken tek bir ayeti kendi görüşümüze göre yorumlamak çok hatalı yorumlara sebep olabilir. Ayetleri Allah'ın genel prensipleri, tabiri caiz ise Allah'ın kendi sanat anlayışını bilmemiz gerekmektedir. İşte bu sanatın ürünü ise evrenin kendisidir.

“Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.” (Bakara süresi 164.ayet)

İslama göre her şeyi yaratan Allah'tır. Yani evrende gördüğümüz her şey onun kurallarına tabi, onun sanatına göre şekillenmiştir. Bilimin yaptığı evrendeki kuralları keşfedip onları açıklamaktır. Evrene sürekli “Nasıl?” sorusunu sormaktır. Allah ise bize evrendeki yarattığı her şeyin ona ait olduğunu, onun kuralları çerçevesinde gerçekleştiği ve bu kuralların onun ayetleri olduğunu söylüyor. Yani bilimin doğada keşfettiği kurallar da ve gerçekler de aslında Allah'ın ayetleri. Yerin çekimi, atomun hareketleri, gezegenlerin yörüngeleri…

“Şüphesiz Evren’in ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklını ve gönlünü işletenler için çok deliller vardır. Onlar ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı hatırlarlar, Evren’in ve yerin yaratılışı konusunda derin derin düşünürler “Efendimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateş azabından koru.” (Ali imran 190-191)

“Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için birçok ayetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve (Allah’ın) yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici işaretler vardır.” (Casiye Suresi, 3-4).

Şimdi ise iki kavramı birleştirirsek eğer. İslama göre Allah evreni yaratmıştır ve evrendeki düzen Allah'ın eseridir. Bu düzenin kuralları da Allah'ın ayetleridir. Keşfettiğimiz, keşfedeceğimiz ya da revize edeceğimiz tüm bu kurallar Allah'ın bizim ibret almamız ve faydalanmamız için koyduğu kurallardır-ayetleridir.

Toplumumuzdaki yaygın tahrip olmuş ve yeniden düzeltilmesi gereken yegane kavram ise buradaki  “yaratma” kavramıdır. Karikatürize edersek ne yazık ki; toplumun zihninde Allah ve yaratma anlayışı, göklerde tahtında oturan Zeus benzeri elinde yıldırımı ile duran bir tanrı, “yaratma” ise sanki dumanlar çıkaran bir patlama sonrası bir anda ortaya çıkan şeylerden ibaret. Allahın ayetlerine baktığımızda ise (kuran ve evrendeki ayetlerine) Allah'ın yaratma sanatının bunun aksi olduğu aşikar. Allah ayrıntısını çok iyi bildiğimiz islam dinini dahi 23 yıllık bir süreçte, zaman içerisinde işleyerek yaratmıştır. Herkesin kolayca kabul edilebileceği üzere coğrafi oluşumları da, anne karnındaki bebeği de…

“Sonra onu nutfe hâlinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık (insan) yaptık” (Mü’minun süresi 13-14).

Bebeğin anne karnında yaratılmadığını dinen söyleyebilir miyiz peki? Allahın buradaki yaratma sanatı bize sunduğu örneklerden sadece biri.

13.8 milyar yıllık bir evren, bu evren içerisinde bir milyar galaksi, sayısız gezegen, bu gezegenlerin içerisinde 4.5 milyar yıllık dünyamız, dünyamızda 3 milyar yıllık canlılık izleri, kıtaların oluşumu, yavaşça yükselen dağlar, okyanuslar, kanyonlar ovalar, şimdiki canlı çeşitliliğinin 100 katı kadar kaybolmuş canlılar, fosilleşmiş canlılar, organik katmanlarda zaman içinde oluşmuş petrol ve kömür yatakları, daha sonsuz sayamadığımız nimet. Bunların tümü Allah'ın yarattığı şeyler değil midir? Allah'ın yaratma sanatında bunların hiç birisi (evrenin ilk oluşum anı hariç)bir anda yoktan ortaya çıkmamış, kendi açıklanabilir kuralları içerisinde oluşmuştur. Yani Allah için “yaratmak” bir anda yokluktan ortaya çıkarmak yerine, ilk oluşturduğu evrende ve evren içerisinde koyduğu kurallar ile çok hassas bir biçimde zaman içerisinde ortaya çıkarmak sanatıdır. Burada bize düşen çoğumuzun zihnine yerleşmiş, tiyatral yaratılış kavramının karşılığını gerçek anlamda Allah'ın kastettiği şekilde açıklayabilmektir. Allah'ın kendisi kuranı kerimde yaratmaktan kastının ne olduğunu,

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ankebut suresi 20)

Ayeti ile açıklıyor. Allah'ın ayetleri sadece kuranda arapça olarak yazmaz. Evren Allah'ın bir kitabı, ve bu geniş kitapta saklı ayetleri okumak daha ilk ayetle farz kılınmıştır. Bu kitabın dili ise bilimdir. (Bilim ile bilim felsefesini karıştırmamak gerek, bilim sadece nasılları açıklar, bunun üzerine yapılan yorumlar ise bilim felsefesinin alanı)

“Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da yine O’nun ayetlerindendir. İlim sahipleri için elbette bunda deliller vardır.” (Rum Suresi, 30/22).

Her ne kadar burada oldukça yüzeysel yazmak zorunda olsam da en basit hali ile dini kaynaklar da bilimsel kaynaklar da bir evrenin varlığını kabul etmektedir. Bilim bu 13.7 milyar yıllık yoktan başlayıp bugüne gelen süreci, giderek geliştirdiği bilimsel teoriler ile kanıtlara dayalı açıklarken, Allah kuranda inananlara evrene bakıp bunu araştırmasını, evrene koyduğu kurallar (ayetler) ile evreni nasıl yarattığını anlamasını emretmektedir. Özetle Allah bize kitabında bir  diğer eseri olan evreni işaret etmektedir ve onu da okumamızı istmektedir.

“Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.”(Hicir süresi 75. Ayet).

Bir sonraki yazıda ise kısaca evrim kelimesinin terminolojik anlamı ve biyolojideki evrim teorisinin bu konuda ne dediği olacak.

“Şimdi biz deriz ki mücadele dinin gerçeği ile bilimin gerçeği arasında değildir. O iki gerçeklik tek bir nesnedir. Her ikisi bir kandilden ışık almış yegâne nurlardır. Asıl çatışma, dini yanlış yorumlayanlar ile bilimi suistimal edenler arasındadır. Bunlar varsınlar mücadeleyi nereye kadar isterlerse oraya kadar götürsünler.” Ahmet Mithat

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
TANRI ULUDUR!     2019-06-06 RECM Mİ? İNSAN HAKLARI MI? Arabın bokunda boncuk yok!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ekrem İmamoğlu oy kullandığı sandıkta birinci çıktı
Ekrem İmamoğlu oy kullandığı sandıkta birinci çıktı
Araklı'daki sel felaketinde ölen sayısı 8'e yükseldi
Araklı'daki sel felaketinde ölen sayısı 8'e yükseldi